top of page

“ Agola Sığırı “ Yansıma, özneyi nesne dünyasından ayırıp ona ''düşünen varlık'' olarak özgürlük vermektedir.

Bu eser, yansıma felsefesinin temelinde bulunan Kant felsefesi ile Freud arasındaki yansıma sorununa ışık tutmaktadır. Yansıma felsefesi ''Bizi çevreleyen dünyaya ilişkin düşüncelerimiz bu dünyanın kendisiyle nasıl bir ilişki içinde'' sorusuna verilen yanıtla, düşünme ile varlığın ilişkisinin mantıksal yapısı, kesin bir biçimde yansıtılanın mantıksal yapısının yerini tutar. Bilinç, bilinçdışını kendisine yansıtmak zorundadır.

Eserde Afrika bölgesinde oldukça kutsal kabul edilen Ankole sığırını ele alan sanatçı ,sığırın boynuzları ile görkemi ve gücü temsil etmektedir . Dünyada var olan bir sığırın, var olmayan pembe bir ütopyada yer alması ve üstelik tam arkasında da yarım bir yansımasının olması, izleyiciye “ neden?” Sorusunu sordurtmaktadır . Bu hayvan, yerliler arasında sosyal statü göstergesi olarak kabul edilmektedir ve hayvan sayısı arttıkça statü de artar. Sanatçının sığırı yansımalı resmetmesi ile bu gösterge doğru orantılıdır ve izleyiciye “ güç ve statü sahibisiniz “ olarak cevap niteliğinde eseri sunmuş olduğunu söyleyebiliriz. Sanatçı kendi ütopyam olarak betimlediği pembe monokrom bir arazide, yan yana çam ağaçları ile resmî desteklerken aslında, çam ağacı ile uzun hayatı temsil etmiştir. Bun yanı sıra sadece renk olarak pembe kullanmasının nedeni ise koşulsuz sevmeyi, anlayışlı ve düşünceli olmayı ve anaçlığı temsil etmekle beraber yoksunluğu ve terk edilme duygusunu da yok etmektir.

Sanatçı yapıtında sürrealizim içinden yansıma felsefesini ele alarak ve monokrom renkler ile kömürün arasındaki sorgulamaya vurgu yapmaktadır

Esra TÜRK 80x125 kükt

2.500,00 $Fiyat
    Ürün Sayfası: Stores Product Widget
    bottom of page