top of page

Cumhurbaşkanın hutbe okuduğu Balıkeserdeki Camii duyb 50x65

Ressam, yıllarca İstanbul Belediyesi İmar Müdürlüğü ressamlığında bulundu ve yaş haddi ile emekliye ayrıldı; bu ansiklopedide emeği geçmiş vefakâr bir dost; arkadaş muhitinde fedakârlığı, iyi kalbliliği, gillügişi olmayan bir asîl kişi olarak tanınmıştır; 1893 de Aydında doğdu, Karaosmanoğulları ailesinin Osman Nuri Efendi kolundandır, Türkiyeııin ilk mektebli avukatlarından biri olan Osman Nuri Efendinin büyük oğlu Mehmed Kemaleddin Beyin oğludur; Mehmed Kemaleddin Beyin küçük kardeşi ve Nazmi Dayının amıcası Abdülgani Seniy de bir muharrir ve diplomat olarak Memleketimi-zin tanınmış simalarındandır.Bir maarifci ve muhasebeci olan babası memuriyetlerle dolaşır iken, Nazmi Dayan, ibtidai, rüşdi ve idadi tahsilini taşrada görmüş, hocalarından biri de orta bir hattat, amatör bir ressam, kanun, ney ve santur çalan ve musiki bilgisi hayli derin olan babası olmuştur.

1911 de on dokuz yaşında bir idadi talebesi iken, gönüllü olarak Balkan Harbine iştirak etti, yaralandı, yaralı iken zatürrieye tutuldu, nekahat devrinde tebdilihava için, Beyrut mek-tubcusu olan amıcası Abdülgani Seniy'in yanına gitti. Birinci Cihan Harbi başlangıcında Bey-rutta idi, odun kömür tevzii teşkilâtına memur edildi, Kudüs, Gazze, Nablus ve havalisini dolaştı, Beyrutda ingilizlere esir düşdü ve sivil esir olarak enterne edildi; îzmirin işgali haberinden sonra, içlerinde bir çok zabit de bulunan sekiz kişilik bir kaafile arasında ve ermeni muhacirleri ile beraber bir rus gemisi ile İstan-bula kaçtı, Anadoluhisarında, Anadoluya gidüb milli orduya katılmak isteyen Kuleli Askerî idadisi talebelerini Anadoluya kaçırmak için delâletde bulunan gizli teşekilâtda çalışdı. Babasından resim yapmasını çocuk iken öğrenmiş, fıtrî istidadı ile bu hünerini inkişaf ettirmişti, Aşiyan Sultanisi ile Menbaülirfanda resim muallimi oldu; zaferden sonra îzmirde yerleşti, orada, 1925-1926 arasında aslen Aydınlı Fıtnet Hanım isminde bir muallime ile evlendi ki ancak ondört ay beraber yaşadığı bu hanımdan bir oğlu oldu.

îzmirde merhum Fethi Okyar'ın liderlik etdiği Serbest Fırka'ya intisab etti, en faal azalardan biri oldu, fakat, muhalefet faaliyeti ile kendi lâik ve inkilâbcı düşünceleri arasında bir yakınlık göremiyerek partiden ayrıldı, Beyrutda tavattun etmiş bir mısırlı ile evli bulunan hemşiresinin yanma gitti, 1930-1931 yıllarını orada geçirdi, küçük bir tabeleci-ressam atölyesi açdı; bu küçük atölyenin müşterileri arasında Hırant Canikaya isminde bir ermeni tanıdı, kalpak giyen ve başı daima önüne eğik yürüyen, sırtında daima bir cerkes gömleği bulunan ve her iki elinin baş parmakları gerisinde dövme ile birer gemi çapası yapılmış olan bu adamın anî olarak bir Yunanistan seyaha-tına çıkması nazarı dikkatini celb etti, ki o sırada, Türkiye Cumhuriyeti Başvekili ismet Paşa da, Elefterios Venizelosun Ankara ziyaretini iade etmek üzere Atinaya gitmek üzere idi. Nazmi Dayanın şübhelerini şöyle bir hâdise tahrik etmişti; Beyrutdaki atölyesinde tabî cesametde Gazinin bir tam portresini yapmış idi, bu portre, atâlyenin gayet loş olan iç odasında duruyordu, Hırant Canikyan, ressamı bir ziyaretinde, açık ara kapudan loşluk içindeki bu Gazi protresi ile gözgöze gelmiş ve boş bulunarak elini tabancasına atmıştı. Nazmi Dayan, şübhelerini Türkiyenin Beyrut konsolosluğuna bildirdi, bir müddet sonra istanbul zabıtası, rıhtıma yanaşan romanya vapurundan, Yunanistandan dönmek üzere bulunan ismet Paşayı vuracak bir taşnak komitecisini tevkif etmiş, fakat bu adam, bir iki dakika için izin alarak girdiği vapurun ayak yolunda kendisini bel kayışı ile boğarak intihar etmişti, bu komiteci Hırant Canikyan idi, vak'a şöyle cereyan etmişti; Ressamın îkazı üzerine konsolosluk merkezi haberdar etmiş, eşkâli Yunan Hükümetine bildirilen adam Yunanistana sokulmamış, Canikyan Romanyaya geçmiş, ve hiç umulmayan bir istikâmetden Istanbula girmeye çalışmıştı.

1932 de vatana dönen ressam, sanat tahsilini tamamlamak üzere Güzel Sanatlar Akademisine girdi, üç sene Hikmet Onat'm bir sene de Leopold Levy'nin atölyelerinde çalıştı (1934 -1937); bu arada İmâr Müdürlüğü muakkad kadrosuna da imtihan ile ressam olarak alınmıştı ki, ancak 1940 da asli kadroya geçebildi.Ressam Nazmi Dayanın en güzel eserlerinden biri 1949 da başlanmış olan Behçet Elver'in portresidir, ki B. Elver o tarihde onyedi yaşında bulunuyordu ve İstanbul Ansiklopedisi bürosunda çalışıyordu. (B.Elver, Behçet).

Nazmi Dayan, gayet cesur bir adamdı, bir gece Cağaloğlunun karanlık bir sokağında kendisini soymak isteyen üç pırpırı hırhızı çil yavrusu gibi dağıtmış, yakayı ele veren bir tanesi,yediği ilk iki üç tokatın şiddeti karşısında «Bekçi, bekçi!...» diye bağırarak gelen zabıta memurları-na: «Ben hırsızım, tevkf edin, aman bu adamın elinden kurtarın» demiştir. Bir gün de bir arkadaşı ile iddialaşarak geceyarısından sonra Yedikuleden Floryaya yaya gitmiştir, ertesi sabah vasıta ile floryaya giden arkadaşı, ressamı, sabahın ilk saatlerinin letafeti içinde denizde bulmuştur.Pek cüzî bir maaş ile emekliye ayrıldığında geçim yolunda yurd gezilerine başlamış. Türkiyenin hemen her vilâyet merkezinde konulan yurd âbideleri, yurd güzellikleri ve Türkiye Tarihinden hamârî sahneler olan eserleri ile resim sergileri açmış, geniş ilgi toplamışdır; sergiler için gezip dolaşır iken de durmadan çalış, yeni tablolar yapmışdır. Ucuz nakil vâsıtaları ile yapılan seyahatler ve yaşlı sanatkârın geçim kaygusu boyun ve omuzlar nahiyesinde bir halis kanser doğurmuş ve sanatkâr yapılan bir ameliyatdan az sonra 1963 yılında yine sergi açmak için çıkdığı uzun bir seyahatin ilk merhalesi olan Ankarada bir otel odasında vefat etmişdir; ölümünde 70 yaşında idi.

Nazmi DAYAN

2.000,00 $Fiyat
    Ürün Sayfası: Stores Product Widget
    bottom of page